Öncelikle kehribarın ne olduğu ile başlayalım. Kehribar aslında bilinenin aksine bir taş değildir. Kozalaklı ağaçların doğal reçinesinin yıllar içinde fosilleşmiş halidir. Ama bizler onu görüntüsü itibariyle taş olarak adlandırıyoruz. Açık sarıdan kızıla kadar renkleri olan bu taş yarı saydam bir görüntüye sahiptir. Kehribar, çok eski zamanlardan beri şifa için kullanılmış ve kehribarın içerisinde bulunan süksinik (amber) asidin özellikle ağrı kesici ve antibiyotik etkisi olduğu biliniyor.
Büyük çoğunluğu Baltık Denizi’nden çıkarılan bu şifalı taşın çocuklarda kullanımı Avrupa’da ve Uzak Doğu’da çok eski bir gelenektir. Ayrıca kehribar, boğaz, kulak ve mide yanmalarını, enfeksiyonları ve solunum rahatsızlıklarını azaltıcı etkisiyle de bilinmektedir. Bu nedenle bazı hastalıklarla baş etmek için özellikle takı şeklinde vücutta taşınması oldukça yaygındır